Bu yılki GastroShow 2025, “Sağlık” temasıyla bir gastronomi şöleni niteliğindeydi; hem lezzeti hem yenilikçi fikirleriyle öne çıkan stantlar ve sürpriz uygulamalarla katılımcıların beğenisini kazandı.
Başkanlığını Gürkan Boztepe’ nin Yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği tarafından düzenlenen, GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.
Lezzet, Teknoloji ve Yerel Zenginlikler Sahneye Çıktı
Öne Çıkan Stantlar ve Sürpriz Sunumlar
VitaMarin/ Öz Sağdıçlar Balıkçılık Türkiye’nin deniz ürünleri tedarikçilerinden biri olan Öz Sağdıçlar Balıkçılık, Horeca kanalına yönelik toptan balık temininde sektöründeki konumunu pekiştirdi.
Ancak fuarda sadece tedarik vurgusu yoktu: alabalık yetiştiriciliği ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilir üretim anlayışını sergilediler; “tazelik, kalite, sürdürülebilir üretim” gibi kavramları stant iletişimlerinde öne çıkardılar.
Kalbur Et Kebap İstanbul Ümraniye’de 15 yıldır hizmet veren Kalbur Et Kebap, geleneksel Türk mutfağını modern çizgilerle buluşturdu. Özellikle Adana satır kıyması, küşleme, mini biftek, incik, tandır ve Kars-Ardahan yöresinin doğal ortamda yetişen kaz etiyle hazırlanan özel tarifleriyle ziyaretçileri etkilemeyi başardı.
Mekânın mimari kimliği ve atmosferi, kurucusu Metin Akdemir ile mimar eşi Merve Akdemir’in ortak vizyonuyla şekillenmişti.
Psikolog Didar Bademci Fuar bağlamında pek sık rastlanan bir yaklaşım: Psikoloji teması. Didar Bademci’nin stantında, “insan sağlığı ve beslenme-duygu ilişkisi” odaklı mesajlar, stres, yeme bozuklukları ve psikolojik direnç üzerine kısa bilgilendirmeler yer aldı.
Eğitimli danışmanlık hizmeti veren Didar Bademci, fuar süresince ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak “Sağlık = Fiziksel + Ruhsal Denge” hattında farkındalık yarattı.
Armiya Teknoloji Teknoloji sponsoru olarak fuarda dikkat çeken Armiya Teknoloji, giriş alanında Geçiş360 yazılımı ile entegre turnike geçiş kontrol sistemini sundu. Dijital QR kodlu yaka kartlarıyla hızlı, güvenli bir geçiş deneyimi sağlandı.
Ayrıca çok şubeli işletmelere yönelik CharismaFMS Yönetim Yazılımı, stant ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Hem geçiş teknolojileri hem de dijital yönetim çözümleri ile Armiya, fuar boyunca “öne çıkan markalar” arasında yer aldı.
Ayıntap Baklavaları Gaziantep merkezli Ayıntap Baklava (Ayıntap Baklavaları), stantta geleneksel Antep baklavasını hijyen ve kalite vurgusu ile sergiledi. 1984’ten bu yana üretim yapan firma, kalite standartlarını koruyan üretim süreçleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına yayılma hedefiyle biliniyor.
Erzurum Belediyesi / Erzurum Mutfağı Erzurum’dan gelen ekip, kent kahvaltısı kültürünü ve yöresel ürünlerle gastronomi kimliğini öne çıkardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde düzenlediği Erzurum Kahvaltı Festivali örnek gösterilerek, 55 yöresel ürünle tanıtıma çıkan stant, ziyaretçilerden hayranlık aldı. Erzurum mutfağının zenginliği, coğrafi işaretli ürünleri ve kahvaltı çeşitliliği ile tanıtıldı; gastronomi üzerinden şehir markalaşmasına yaptıkları vurgu dikkat çekiciydi.
Maraş Dondurması Showu GastroShow’da adeta görkemli bir “dondurma sahnesi” kuruldu: kilolarca Maraş dondurması, döner kebap formunda asılarak kesilip ikram edildi. Bu sunum, ziyaretçilerin ilgisini çektiği gibi basında da geniş referans buldu.
Maraş dondurması, uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından “Dünyanın En İyi Soğuk Tatlısı” seçilmişti. Bu unvan, fuardaki görsel ve tat deneyimiyle uyumlu şekilde ziyaretçilerde “gurur ve merak” duygusu yarattı.
Bu yılki GastroShow, “sağlık” temasıyla yalnızca yemek sunumlarını değil, gastronomi, psikoloji, teknoloji ve yerel kültür harmanını bir sahnede topladı.
Ziyaretçiler hem damaklarına hem de zihnine hitap eden içeriklerle karşılaştı. Stant sahipleri inovatif yaklaşımlar ve estetik sunumlarla dikkat çekti.
Bu tür etkinliklerin gastronomi turizmi açısından hem şehir markalarını hem yerel üreticileri beslediğini, kültürel mirası canlı tuttuğunu bir kez daha gördük.
Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde Girişimciler ve Kooperatifler Parladı
Türkiye’nin geleceği, üretimin gücünü ortaya koyan girişimcilerde ve kooperatiflerde saklıdır. Onların emekleri yalnızca ticaret değil, aynı zamanda bir ülkenin vizyonudur.
Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı ve Başkan Yardımcısı Elif Attepe’nin takdire şayan emekleriyle gerçekleşen, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Florya Crowne Plaza Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında Türkiye bölgelerinden çok sayıda girişimci ve kooperatifler stand açtılar
Quince Land Zeytinyağları, İlknur Tunç’tan Ege’nin Saf Lezzeti
İlknur Tunç’un markası Quince Land, zirvenin en çok ilgi gören standlarından biri oldu. Ege’nin bereketli topraklarında üretilen natürel sızma zeytinyağları, hem kalitesi hem de doğallığıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Zeytinyağının sofraların vazgeçilmezi olmasının ötesinde, sağlıklı yaşamın anahtarı olduğunu hatırlatan Tunç’un ürünleri, “gerçek Ege lezzetini” zirveye taşıdı.
EMA Gourmet Love, Hafize Kayış ile Glutensiz Çorbalar Sofralarda
Sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Hafize Kayış, geliştirdiği glutensiz çorbalarla zirvede öne çıktı. Çölyak hastaları ve gluten intoleransı yaşayan bireyler için güvenli alternatifler sunan EMA Gourmet Love, mercimekten sebzeye, mantardan tarhanaya kadar geleneksel tatları glutensiz formda sofralara getiriyor. Hafize Kayış, bu yenilikçi ürünleriyle hem güvenliği hem de lezzeti bir araya getirmeyi başarıyor.
Beylerbeyi Pizza, Sezer Akkuş’tan Kadın Girişimcilik Başarısı
Şef Necla Akkuş’un ellerinden çıkan renkli pizza tabanları, zirvede en çok konuşulan ürünler arasındaydı. Ispanaklı yeşil, havuçlu turuncu, pancarlı kırmızı hamurlarıyla görsel şölen sunan Beylerbeyi Pizza, tamamen el açımı ve doğal malzemeleriyle dikkat çekiyor. Bir kadın girişimcinin azmiyle yükselen marka, hem bireysel müşterilere hem de otel ve restoranlara hizmet vererek İstanbul’un gıda sektöründe ilham verici bir başarı hikâyesi yazıyor.
Eğitimden Ticarete, Beylikdüzü’nden Gençler Zirvede
Beylikdüzü Şehit Şafak Evren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri,gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim vizyonunu taşıyan projeleriyle zirvede yer aldı. Okul Müdürü Gülbanu Güngör gayretleri ile Coğrafi işaretli ürünlerle hazırladıkları reçeteler beğeni toplarken, Nallıhan iğne oyasıyla süsledikleri epoksi tepsiler ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Bu katılım, gençlerin hem mesleki eğitim hem de girişimcilik yolunda önemli bir adımı oldu.
Sarıyer İçecek, Oğuz Holding’ten Güven ve Kalite Sözü
Oğuz Holding çatısı altındaki Sarıyer İçecek, Güvenilir Ürün Platformu’na katılımıyla kalite anlayışını tescilledi.
Yerli sermaye ile büyüyen marka, hijyen ve kalite standartlarına uygun üretimiyle dikkat çekti. Tüketicilere sundukları her ürünün arkasında olduklarını vurgulayan yetkililer, “Güven ve kalite önceliğimizdir” mesajını zirveden duyurdu.
Muça Balları: Doğallığın ve Güvenin Simgesi
Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde dikkat çeken standlardan biri de Muça Balları oldu. Doğanın sunduğu en saf armağanı hiçbir katkı ve hile olmadan sofralara taşıyan marka, doğallık, emek ve güven vurgusuyla öne çıktı.
Firma temsilcileri, “Biz arılarımıza sadece üretici gözüyle değil, bir emanet gözüyle bakarız. Onların emeğine duyduğumuz saygı, balımızın kalitesine yansır” diyerek markalarının felsefesini açıkladı.
Tescilli markalarıyla güvence sunan Muça Balları, petek baldan süzme bala, karakovan balından polene kadar geniş ürün yelpazesiyle doğallığın simgesi olduklarını belirtti.
Yetkililer, “Muça Balları’nı tercih etmek, sadece bir bal değil; emeği, doğayı ve sağlığı seçmektir” mesajıyla tüketicilere seslendi.
Caria Organic, Aydın ve Milas’tan Doğal Sağlık
Gizem Karayel’in markası Caria Organic, coğrafi işaretli incir, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere tamamen doğal ürünleriyle zirvede fark yarattı. Hiçbir kimyasal, renklendirici veya tatlandırıcı kullanmadan üretilen bu ürünler; sindirim sisteminden kalp sağlığına, kemik gelişiminden bağışıklığa kadar birçok faydasıyla öne çıktı. “Kendi soframıza koymadığımız ürünü size tavsiye etmiyoruz” diyen Karayel, doğallığı bir yaşam felsefesi haline getirdi.
Girişimciler ve kooperatifler, Anadolu’nun bereketini markalaştırarak dünyaya taşıyan en güçlü kahramanlarımızdır. Onların emeğini desteklemek, geleceğe yatırım yapmaktır.
Gastronomi ve Turizmin Zirvesi GastroShow 2025, "Sağlık" Temasıyla Kapılarını Açıyor!
GastroShow artık sıradan bir fuar değil; Türkiye'nin yumuşak gücünün en leziz haliyle sahneye çıktığı bir diplomasi ve ekonomi zirvesidir.
Bu yılki "Sağlık" teması, dünya gastronomi trendlerini yakalamakla kalmıyor, Anadolu'nun kadim şifalı mutfak kültürünü de küresel bir marka değerine dönüştürme potansiyeli taşıyor.
Ticaret Bakanlığı'ndan valiliğe, DEİK'ten THY'ye kadar tüm dev aktörlerin bir arada olması, bu işin sadece "aşçıların işi" olmadığını, ülke stratejisi haline geldiğini gösteriyor.
Özellikle Rusya ve Hırvatistan gibi kritik turizm kaynaklarından üst düzey katılım, gastronomi turizminin Türkiye için yeni bir "uçak bileti" olduğunun kanıtı. Bu etkinlik, Türk mutfağının dünya sahnesinde hak ettiği yeri alması için atılmış en güçlü adımlardan biridir.
Gastronomi Ve Turizmin Buluşma Noktası Gastroshow 2025
Türk gastronomisini küresel arenada taçlandırmayı hedefleyen en prestijli organizasyonlardan biri olan GastroShow 2025, bu yıl "Sağlık" teması ile 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul'da gerçekleştirilecek.
New York'tan Dubai'ye uzanan 10 yıllık küresel etkisiyle gastronomi turizminin öncüsü olan etkinlik, bu yıl dünyada 7'nci, Türkiye'de ise 3'üncü kez düzenleniyor.
Küresel Buluşma Noktası
GastroShow 2025, gastronomi ve turizm sektörlerinin tüm paydaşlarını, yatırımcılarını, şeflerini ve basınını İstanbul'da bir araya getirerek, sektörler arası ticari iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Etkinlik, Türk mutfağını dünyaya doğru şekilde tanıtmanın yanı sıra, gastronomiyi kültürel bir değer olarak öne çıkarmayı ve sağlık, sürdürülebilirlik ve beslenme ilişkisine odaklanarak sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.
Sektörün Lider İsimleri Tek Çatı Altında
Organizasyon, katılımcı listesiyle de dikkat çekiyor. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasının öne çıkan isimleri GastroShow 2025'te sahne alacak. Etkinliğe katılacak bazı önemli konuşmacılar şunlar:
Alperen Kaçar (Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı), Davut Gül (İstanbul Valisi), Nail Olpak (DEİK Başkanı), Nilhan Ayan (TBMM 28. dönem İstanbul Milletvekili), Özgül Özkan Yavuz (THY Yönetim Kurulu Üyesi), Igor Buhraov (Rusya Otelciler ve Restoranlar Federasyonu Başkanı), Dr. Ivana Zerec (Hırvatistan Başkonsolosu), Ender Saraç (Doktor), Prof. Dr. Oğuz Özyaral (Mikrobiyolog, Koruyucu Sağlık Uzmanı), Coşkun Aral (Gazeteci), Tamer Levent (Sanatçı)
2025'in Vizyon Teması: "Sağlık"
Bu yılki "Sağlık" teması kapsamında Sağlıklı ve fonksiyonel beslenme, Sürdürülebilir gastronomi uygulamaları,, Turizm ve sağlık ilişkisi, Türk mutfağının sağlıklı ve doğal içeriklerle küresel vizyonu, gibi kritik başlıklar, alanında uzman isimlerin katılacağı paneller ve konferanslarla masaya yatırılacak. Ayrıca, katılımcılar arasında networking fırsatlarıyla yeni iş birliklerinin önü açılacak.
Güçlü Destek ve Sponsorluk
GastroShow 2025, T.C. Ticaret Bakanlığı, İstanbul Valiliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), DEİK, MÜSİAD ve TOGEM-DER gibi kuruluşların desteğiyle düzenleniyor. Etkinliğin ana sponsorları arasında Turkish Airlines, Ziraat Bankası, Kütahya Porselen ve sektörün öncü markaları yer alıyor. Basın sponsorluğunu ise Sabah ve Yeni Asır gazeteleri üstleniyor.
GastroShow 2025, sıradan bir fuar olmanın çok ötesinde; Türkiye'nin gastronomi ve turizm alanındaki iddiasını, kültürel değerlerini ve "sağlıklı yaşam" vurgusunu tüm dünyaya duyuran stratejik bir platform niteliğinde.
Türkiye’nin İhracat Vizyonuna İzmir’den Güçlü Bir Katkı
Tarım ve Gıdanın Kalbi İzmir’de Attı
Türkiye’nin ihracat vizyonuna yön veren Türkiye’nin tarımsal gücünü dünyaya taşıyan ve her yıl sektörüne 200–250 milyon dolar katkı sağlayan Interfresh Eurasia 2025, İzmir’de görkemli bir açılışla, bu yıl altıncı kez kapılarını açtı.
İzmir’in ev sahipliğinde düzenlenen fuar, yalnızca bir ticaret buluşması değil, aynı zamanda tarım ve gıda sektörünün geleceğini şekillendiren uluslararası bir platform olarak öne çıktı.
Katılımcıların yoğun ilgisi, yabancı alım heyetlerinin yüksek sayısı ve fuarın profesyonel organizasyonuyla Interfresh Eurasia, yine beklentileri fazlasıyla karşıladı. Bu tablo, Türkiye’nin ihracat vizyonu açısından fuarın ne kadar kritik bir rol üstlendiğini bir kez daha ortaya koydu.
Kusursuz organizasyon, konaklama ve ulaşım hizmetlerindeki yüksek standart, fuarı adeta bir dünya markası haline getirdi. Katılımcılar yalnızca yeni iş birlikleri kurmakla kalmadı; gala gecesinde hem yorgunluklarını attı hem de unutulmaz bir sosyal buluşmaya imza attı.
Eski Ege Tv spikerlerinden Ayşegül Koç’un Sunuculuğu üstlendiği 18-20 Eylül 2025 tarihleri arasında İzmir Fuar Merkezinde gerçekleşen Interfresh Eurasia 2025 fuarda ki; Açılış konuşmaları birbirinden değerli olarak birikimli mesajlar verdi
Bay FuarMurat Özer
Fuara imzasını atan isim, hiç kuşkusuz AntExpo A.Ş. Genel Müdürü Murat Özer oldu. Katılımcılar arasında “Bay Fuar” olarak anılan Özer, titiz organizasyonuyla yine farkını ortaya koydu.
Murat Özer’den Stratejik Mesajlar
Organizasyonu gerçekleştiren AntExpo A.Ş. Genel Müdürü Murat Özer, yaşanan küresel zorluklara rağmen fuara yoğun katılım sağlandığını belirtti:
“Sektörün zirai don olaylarıyla sarsıldığı, ihracatçıların maliyet baskısı altında olduğu bir dönemdeyiz. Buna rağmen 70’in üzerinde ülkeden, aralarında zincir market temsilcilerinin de bulunduğu 1050 kişilik alım heyetini ağırlıyoruz. Katılım sayımız %10, yabancı alım heyeti sayımız %20 arttı. Amacımız, Türkiye ihracatına daha güçlü katkılar sunmak” dedi.
Özer, fuarın 2026’da da aynı tarihlerde İzmir’de devam edeceğini açıkladı.
Uluslararası Katılımın Güçlü Vurgusu
İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır
İnterfresh Eurasia Fuarı’nın Partner Ülkesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın açılışına gönderdiği video mesajı gönderdi;
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciye ürünleri ve diğer tarım ürünlerinin pazarlanmasını önemsiyorum. Anavatan Türkiye’de çeşitli sektörlerin büyümesinde ve tanıtımında, dünyayla bağlantılarının güçlenmesinde böylesi önemli organizasyonlar, KKTC’nin de bir bakıma tanıtılması ve uluslararası bağlantılar kurması bakımından fevkalade önemli olduğunu sizlerle paylaşırken Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sahip çıktıkları, KKTC’nin içinde bulunduğu koşullarda bizlerinde dünya pazarlarına açılabilmesi için yaptığınız katkıları önemsediğimi bir kez daha belirtip hepinize yürekten teşekkür etmek istiyorum.
İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır. Dolayısıyla İzmirle bağlantılarımızı artırmak istiyoruz. Gerek Ercan Havalimanı gerekse diğer yollarla İzmirle bağlarımızın artması ticaret, kültür, sanat her türlü faaliyetlerle aramızdaki münabetlerin artması önemli. Ama böylesi önemli bir fuarda KKTC’nin kurum ve kuruluşlarının yer alması fevkalade önemli ve kıymetlidir. KKTC Ekonomi Bakanımız Olgun Amcaoğlu, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası gibi kuruluşlarımızın, bizleri orada farklı sektörlerde temsil eden iş insanlarının çabalarını kutluyorum.”
Rakamlarla Büyük Başarı
Fuara bu yıl 70’in üzerinde ülkeden 1050 kişilik alım heyeti katıldı. Açılışta konuşan İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payın %1,07’ye yükseldiğini, tarım ürünleri ihracatında ise dünya genelinde %1,5’lik paya ulaştığını açıkladı.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin yıllık 61 milyon ton yaş meyve sebze üretimi gerçekleştirdiğini ve ihracatının 6 milyar doları aştığını vurguladı. “Yaşanan doğal afetlere ve maliyet artışlarına rağmen Ege Bölgesi olarak ihracat rakamlarımızı koruyoruz” dedi.
Ege’nin Katkısı ve İhracatın Gücü
Uçak konuşmasında şunları ekledi: “Çiftçilerimiz alın teriyle üretiyor, ihracatçımız büyük emeklerle dünya pazarına taşıyor. Böylece ülkemize yılda 6 milyar dolardan fazla döviz kazandırılıyor. Sadece Ege Bölgesi, ürünleri ve modern tesisleriyle 1,3 milyar dolar katkı sağlıyor. Hep birlikte Türk tarımını kalkındırmak için çalışıyoruz.”
Ege Bölgesi’nin 2024 ihracatının 43 milyar doları aştığını vurgulayan Uçak, İzmir’in mermer ve gelinlik fuarları gibi marka olmuş fuarlarına tarım alanında yeni bir yıldız eklediklerini söyledi.
Türkiye’nin Dayanıklı Ekonomisi
Kılıçkaya konuşmasında, küresel krizlere rağmen Türkiye’nin dimdik ayakta olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:
Türkiye ekonomisi 20 çeyrektir kesintisiz büyüyor. 2025’in ikinci çeyreğinde büyüme %4,8’e ulaştı. 2024 ihracatı 261,8 milyar dolara yükseldi. 2025’in ilk 8 ayında ihracat, %4,3 artışla 178 milyar dolar oldu.Tarım ve gıda ürünleri ihracatı 2002’de 3,7 milyar dolarken 2024’te 32,6 milyar dolara çıktı.
“Türkiye güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıkıyor. Bu sağlam temel, 21. yüzyılın başarı hikâyesini yazmamızı sağlıyor” dedi.
Siyasetten Destek Mesajları
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Ege’den çıkan ürünlerin dünya sofralarına yolculuğunu anlattı. Kiraz ihracatının 55 milyon dolara ulaştığını, turşu ihracatının ise 320 milyon dolarla zirvede olduğunu belirtti. Ayrıca tarıma dayalı organize sanayi bölgelerinin Türk tarımını geleceğe taşıyacağını vurguladı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise fuarı, Ege’nin yükselen yıldızı olarak tanımladı: “İzmir, uluslararası ticarette büyük rakamlarla öne çıkan bir şehir. Interfresh Eurasia, gıda ve tarım sektörünün ayakta kalmasına katkı sağlayan çok değerli bir fuar. Bu yıl 70’in üzerinde ülkenin alım heyetiyle geldiğini görmek bizleri gururlandırdı.”
KKTC Ekonomi Bakanı Olgun Amcaoğlu
Partner ülke KKTC’nin Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, “Yüreğimiz Türkiye için çarpıyor” diyerek fuarın iki ülke arasındaki bağları güçlendirdiğini söyledi
Irak Bakanı Maruf’tan Tarihi Mesajlar
Fuarın açılışında en dikkat çeken konuşmayı ise Irak Kürdistan Bölgesi Bakanı Aydın Maruf yaptı. Maruf’un sözleri salonda uzun süre alkış aldı:
“Her şeyden önce, bu anlamlı fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti bizim için hiçbir zaman sadece bir komşu olmamıştır; adeta vatanımızın bir parçası gibidir. Ticaret, kültür, eğitim ve insani bağlarımız her geçen gün güçleniyor. Türkiye güçlü olduğunda, yalnızca kendi halkı değil; Irak, Ortadoğu ve tüm bölge güçleniyor. Bu fuar, ilişkilerimizin ne denli sağlam olduğunun en büyük göstergesidir. Bugün burada üreticiden ihracatçıya kadar herkes, kardeşlik bağlarımızı daha da pekiştiriyor. Eminim ki Interfresh Eurasia, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda barış ve refah adına da önemli bir kapı açacaktır.”
Maruf’un bu samimi ve stratejik mesajları, fuarın yalnızca ticari değil, diplomatik boyutunu da öne çıkardı.
Fuar Değil, Bir Ekosistem
Interfresh Eurasia 2025, bir fuardan çok daha fazlası olduğunu kanıtladı. Tarım üreticilerinden ihracatçılara, kadın kooperatiflerinden uluslararası alım heyetlerine kadar geniş bir kesimi buluşturan etkinlik, Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe küresel ölçekteki iddiasını güçlendirdi.
Bu yılki başarı, İzmir’in “fuarlar kenti” unvanını daha da pekiştirirken; Interfresh Eurasia’nın gelecekte yalnızca ticaret değil, diplomasi ve kültürel iş birliklerinde de rol üstleneceğinin göstergesi oldu.
Gala ile Sosyal Buluşma
Fuarın iş dünyasına katkıları kadar sosyal yönü de büyük ilgi gördü. Düzenlenen gala gecesinde katılımcılar günün yorgunluğunu attı hem de yeni iş bağlantılarını sosyal atmosferde pekiştirdi.
İzmir’den Dünyaya
Interfresh Eurasia 2025, yalnızca bir fuar değil; Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında vizyonunu ortaya koyan uluslararası bir platform oldu. İzmir’in fuarlar kenti kimliği, bu organizasyonla bir kez daha tescillendi.
İzmir Konak Çankaya'da bulunan, 80 odalı 160 yatak kapasiteli yüzme havuzu spa center fitness centeri olan Konakladığımız 4 yıldızlı İzmir Ontur Otelde, misafirperver, güleryüzlü On büro müdürü Yetkin Başkurt, rezervasyon sorumlusu Tuğba Atıcı ve shift leader Fatma Kahraman tarafından kusursuz turizm hizmetleriyle karşılandık. İzmir’in yalnızca fuar değil, aynı zamanda turizmde de fark yaratan yüzünü görmek, Interfresh Eurasia’nın ne denli çok yönlü bir değer olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Czech Food Festival 2025, İstanbul’da Elit Konuklarla Lezzet, Müzik ve Kültür Şölenine Dönüştü
Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová’nın ev sahipliğinde 16-17 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleşen “Czech Food Festival”, İstanbul’un gözde mekanlarından Welldone Midpoint’te adeta kültürel bir rüya gibi yaşandı.
Çek Gastronomisi Sahnede Parladı
Çek Lezzetleri İstanbul’da Büyüledi
İki gün süren festivalde Çek mutfağının özgün lezzetleri, İstanbul’un seçkin davetlilerine sunuldu. Şnitzel’den gulaşa, geleneksel patates yemeklerinden tatlılara kadar uzanan geniş menü; görselliğiyle olduğu kadar damakta bıraktığı izlenimle de katılımcılardan tam not aldı.
Bohemya'nın Harika Bira Kültürü
Bira severlerinin favorisi Budweiser Budvar. Çek, dünya çapında ünlü bir bira kültürüne sahiptir. Bohemya bölgesinde üretilen biralar, uzun bir tarihe dayanan geleneksel üretim teknikleriyle ünlüdür.
Bir Festivalden Çok Daha Fazlası
Kültürel Buluşma
Czech Food Festival” adıyla Lezzet Dolu Bir Şölene Ev Sahipliği Yaptı, Sadece bir gastronomi deneyimi değil, aynı zamanda bir dostluk ve kültür paylaşımı şöleni olan etkinlikte, Çek Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki kültürel bağlar güçlendirildi. Festival, iki ülke halkının ortak değerlerine ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerine adeta bir övgü niteliğindeydi.
Sanat, Müzik, Neşe Bir Arada
Etkinlikte sahne alan Çek Cumhuriyetden gelen özel orkestra, geceye unutulmaz melodilerle eşlik etti. Müzik eşliğinde dans eden konuklar, Çek biralarının ve geleneksel lezzetlerin tadını doyasıya çıkardı. İstanbul gecesine damga vuran atmosfer, “Avrupa’nın kalbinden İstanbul’a uzanan bir lezzet ve neşe rüzgarı” olarak hafızalara kazındı.
Festivale Özel İlgi
Konsolosluk üst düzey isimlerden, Tolga Çevik, Rene Danoek ve Jakub Dluhosch, festival boyunca konuklarla birebir ilgilenerek dostane sohbetleriyle geceye ayrı bir değer kattı. Bu özel ilgiler, organizasyonun sıcaklığını artırdı ve katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.
Çek Cumhuriyeti’nden Kültürel Zerafet
Başkonsolos Olga Hajflerová, organizasyonun başarısında kilit rol oynarken, İstanbul’un bu seçkin buluşmaya gösterdiği ilgi, karşılıklı kültürel alışverişin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi.
Czech Food Festıval 2025: Unutulmayacak Bir Lezzet Ve Kültür Hatırası
Gecenin sonunda, “İyi ki geldik” diyen misafirlerin memnuniyeti; festivalin sadece başarılı değil, aynı zamanda unutulmaz olduğunu kanıtladı.
“Arı Varsa Hayat Var” Diyerek Sadece Ürün Değil, Umut da Üretiyor Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, “Sürdürülebilirliği, bilimi ve toplumsal faydayı bir araya getirdik”
Arı ürünleri alanında Türkiye'nin öncü markası BEE’O, 12. kuruluş yıl dönümünü “Arı Varsa Hayat Var” temasıyla kutladı. Bilim, çevre ve sosyal sorumluluğun iç içe geçtiği bu özel etkinlikte, markanın kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı'nın konuşması dikkat çekti.
Etkinlikte ayrıca iklim bilimci Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da yer alarak arıların doğa ve iklimle olan hayati ilişkisini gözler önüne serdi.
Anne Çaresizliğinden Küresel Girişimciliğe
İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği mezunu olan Dr. Samancı, konuşmasında girişimcilik serüvenini şu sözlerle özetledi: “Her şey, bağışıklık sistemi zayıf olan oğlum için doğal ve etkili bir çözüm arayışımda başladı. Propolisin gücünü keşfettim ama Türkiye’de bu ürünü güvenle alabileceğiniz bir kaynak yoktu. Eksik olan neydi diye değil, eksik olanı nasıl tamamlarım diye düşündüm.”
Bu ihtiyaç, onu akademik bilgi ile saha tecrübesini birleştirerek İTÜ ARI Teknokent’te BEE’O’yu kurmaya yöneltti. TÜBİTAK destekli projelerle temelleri atılan girişim, bugün 30'dan fazla ülkeye ihracat yapan, uluslararası raflarda yer bulan bir markaya dönüştü.
“Üniversite-Sanayi İş Birliğinin Altın Örneklerinden Biriyiz”
Dr. Samancı, üretim süreçlerinde bilimsel standartlara bağlı kalarak Türkiye’de bir ilki başardıklarını vurguladı: “Dünyada geçerliliği olan ilk arı ürünleri sertifikasını alan firmayız. İzlenebilir üretim modelimiz sayesinde, tüketici ürünün hangi arıcıdan, hangi bölgeden geldiğini şeffaf biçimde görebiliyor. Bu, sadece bizim değil Türkiye’nin başarısıdır.”
Doğadan Gelen Gücü Bilimle Buluşturmak
BEE’O’nun ürün gamında propolis, arı sütü, polen ve ham bal gibi doğal ürünler yer alıyor. Bu ürünler, antiviral, antibakteriyel, antioksidan ve antikanserojen özellikleriyle bağışıklık sistemine katkı sağlıyor. Samancı, “Ürünlerimizi üretirken çocuklarımızın bile güvenle tüketebileceği saflıkta olmalarına özen gösteriyoruz” diyerek kalite konusundaki titizliklerini vurguladı.
Arıların Hayatla Bağlantısı, Bilimsel Bakış
Etkinlikte söz alan İTÜ Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, arıların ekosistemle olan hassas ilişkisine dikkat çekti: “Arılar, çevre değişikliklerine en hızlı tepki veren canlılar arasında. Bu nedenle iklim krizini izleyebileceğimiz birer biyolojik sensör gibiler. Onları korumak, iklimi korumaktır.”
Yangınlara Karşı Sessiz Kahramanlık
Son yıllarda yaşanan orman yangınlarında zarar gören arıcılara destek veren BEE’O, üç buçuk milyon arının açlıktan ölmesini önledi. Şirket, sadece ticari başarılarıyla değil, arıcılara sağladığı eğitim, malzeme ve ekipman desteğiyle de takdir topluyor. Samancı, “Bu destekler sayesinde ekosistemle birlikte üretim yapmayı sürdürüyoruz” dedi.
Doğa Dostu Ürünler ve Kampanyalar
BEE’O, sıfır atık belgeli tesislerinde %100 doğal içeriklerle çevre dostu üretim yapıyor. Özellikle non-nano mineral çinko ve Anadolu propolisi içeren doğal güneş kremi, zararlı kimyasal içermemesi ve doğaya duyarlı formülüyle dikkat çekti. “Bu Kovanda Araba Var” kampanyası ise hem müşteri memnuniyetine hem de çevreci farkındalığa katkı sağladı. Elektrikli araç gibi çevreci ödüllerle karbon ayak izine dikkat çekildi.
Kadın Gücü, Bilim ve Vizyon
Dr. Samancı’nın azmi, bilime olan bağlılığı ve sürdürülebilir üretim vizyonu; onu sadece başarılı bir girişimci değil, aynı zamanda sosyal bir lider konumuna taşıdı.
Türkiye’de kadın girişimciliği açısından da ilham kaynağı olan bu başarı hikâyesi, “arı varsa hayat var” cümlesinin sadece bir slogan değil, bir yaşam felsefesi olduğunu ortaya koydu.